Ana bet Güncel HÖH Genel Başkanı Lütvi Mestan’ın 24 Nisan 2015 tarihli konuşması

HÖH Genel Başkanı Lütvi Mestan’ın 24 Nisan 2015 tarihli konuşması

0 567

Konuşmayı olduğu gibi hiç düzeltmeden yayınlıyoruz.

Sayın Başkan, 

Bayanlar ve Baylar,

İnsanlık tarihi milyonlarca insanın hayatına mal olmuş büyük çaplı ve sonsuz trajedi dizilerden oluşmaktadır. Bugün kurbanların acılarını ve duygularını paylaşmamız bizim borcumuz, ancak çağdaş siyasetin çekimser kalması gerekiyor, çünkü tarihsel olaylara karşı seçmeli bir yaklaşım hakkı bulunmamaktadır.

Bugün çeşitli halkları birbirine düşürmeyecek, karmaşık ve bir o kadar da çelişkili tarihi mirastan bazı konuların bilinçli olarak gün yüzüne çıkarılmaması, siyasi bir sağduyu örneğidir. ‘ATAKA’nın oylamaya sunduğu tarihsel konulu taslak tam bunun tersini amaçlıyor – günümüzdeki çatışmacı siyasi bir davranışın sömürülmesi.

İnsanlığa karşı işlenen en kapsamlı suçu, Holokost’u yazılarında ve kitaplarında inkâr eden bir siyasi lider ve onun partisi bu seçmeli yaklaşımı neden sergiliyor? ‘Ataka’ liderinin bu konuya adadığı kitapları açın. Onun için bugün ‘ATAKA’nın konumu sorusu önemli değil. Onların konumu yıllardan beri bellidir. Soru bu: ‘ATAKA’nın oylamaya sunduğu çözünürlük taslağına karşı diğer siyasi partilerin tutumu ne olduğudur?

Hak ve Özgürlükler Hareketi Meclis Grubu sunulan bu taslağa red oyu kullanacak. Bu olaylara genel bir değerlendirme yapılması ihtiyacına karşı olduğumuzdan değil. Bulgaristan Meclisi’nin yanlış bir müdahalesiyle genel bir değerlendirme yolunun gerçekleştirilmesine engel olabileceğine inandığımızdan dolayı.

Değerli bayanlar ve baylar!

Bu konuyla ilgili tutum alan ulusal parlamentoların listesini elimde tutuyorum. Dikkat ediniz – hepsinde de bildirge şeklinde yayınlanan siyasi değerlendirmeler bulunmaktadır. Bu olayların değerlendirilmesinde ülkelerin çoğu ‘soykırım’ kelimesini kullanmamışlar ve bu kelimenin kullanıldığı durumlarda da siyasi bir tutumun söz konusu olduğunu görmekteyiz.

‘GERB’teki meslektaşlarıma da sesleniyorum – Bulgaristan Meclisi bunu çözünürlük taslağı olarak görüşen tek meclistir ve Bulgaristan Anayasası’na göre çözünürlüklerin kanun gücü vardır. Genel durumu veya bir ilkeyi konu alan siyasi bir tutumu ifade etmekten çok daha fazlasıdır.

Bir düşünün, neden hiçbir bir ulusal parlamento kanun gücü bulunan bir eylem girişiminde bulunmamış, neden tek bir örnek bile yok? Aslında son derece hassas olmamız gerekiyor, böyle bir emsal vardı. Bu Senato tarafından da onaylanan Fransa Parlamentosu’nun kararıydı ancak haklı bir şekilde Fransa Anayasa Mahkemesi tarafından reddedildi.

Değerli bayanlar ve baylar!

Özelliklede de tüm Meclis gruplarında yer alan hukuk uzmanlarına sesleniyorum. Avrupa vicdanının ve totalitarizmin konu alındığı Avrupa Parlamentosu çözünürlüğünden çok önemli birkaç pasajı hatırlatmak istiyorum.

Orada okuyoruz: ‘tarihsel olayların siyasi olarak resmi bir şekilde yorumlanması göz önünde bulundurulduğunda, dikkatinizi çekerim, ulusal parlamentoların çoğunluk ile alınan karalar vasıtasıyla uygulanmamalı. Avrupa Parlamentosu’nun kesin bir tezidir.
İkincisi: tarihsel olayların siyasi olarak resmi bir şekilde yorumlanmasının kanun yapılamayacağını göz önünde bulundurduğumuzda, tarihsel olayların siyasi olarak değerlendirebileceği, ancak kanuna dönüştürülemeyeceği kararına varıyoruz.

Biz Hak ve Özgürlükler Hareketi olarak tam bunu savunuyoruz. Çünkü bilim adamlarının yetkinliğinde bulunan tarihsel değerlendirmeler, düşünceye yön ve içerik taslayan bağlayıcı hukuk normlarına dönüştürülmesi kabul edilemez. Meclis gerekli davranış normları uygulayabilir, ama zorunlu düşünce normları uygulayamaz. Eğer Hak ve Özgürlükler Hareketi’nin bu konumu sizin için yeterli değil ise Avrupa Parlamentosu çözünürlüğünü bir kez daha gözden geçirin.

Soruyoruz: tarihin bugünün ayrımcılık çizgilerine dönüştürülmesinden kim ihtiyaç duyuyor? Bu tarihi yıkıcılıktan kim ihtiyaç duyuyor? Ayrıca biz bu tarihi olayda taraflardan biri olan Türkiye Cumhuriyeti ile komşuyuz. Onlarla NATO gibi bir uluslararası antlaşmada yer alıyoruz ve stratejik ortaklığımız bulunuyor.

Bu sorunun uluslararası boyutunu vurgulamam, bir şey için daha çağrıda bulunmamla bağlantılı: ABD Cumhurbaşkanının bu konuyla ilgili yaklaşımını da çok dikkatli bir şekilde okuyun. ABD Cumhurbaşkanı ‘soykırım’ kelimesini kullanmıyor. Hatta sorunun jeopolitik boyunda bile Rusya ile ortak askeri antlaşması bulunan diğer tarafın durumuna değiniyor. Türkiye ise NATO üyesi bir ülkedir.

Biz bu çözünürlük tasarısına ret oyu kullanacağız. Hem Avrupa Parlamentosu çözünürlüğüne dayanarak, hem de başka bir nedenden daha: Bu olayları vurguluyorum Bulgaristan bir çözünürlük ile değerlendiren ilk ülke olamaz, çünkü bu hiç kuşkusuz stratejik önemi bulunan bir komşu ülke ile ikili ilişkilerin kalıcı olarak yara almasına neden olacak.

Değerli bayanlar ve baylar,

Bugün Meclisin alabileceği tek doğru kararın bu tartışmaya son vermesi ve çözünürlük tasarısıyla tarihsel olayların değerlendiremeyeceği tezini kabul etmesi diye düşünüyorum.

Bugünkü tartışmalara neden olan kurbanları ölçek aldığımızda, başka olaylar ile eşdeğer olan diğer birçok trajik tarihsel olayları sıralamayacağım. Neden böyle bir seçmeli yaklaşımın olduğu sorusuna cevabınız yok, değil mi?

Aynı zamanda modern Türkiye’de Hıristiyanların yaşamadığı üniter bir devlet olduğu iddialarını ortaya atan bazı konuşmacılarla tartışmaya bile girmeyeceğim. Bu en azından Türkiye Cumhuriyeti’nde, İstanbul’da yaşayan Bulgar Ortodoks toplumuna bir hakarettir, çünkü onlar kiliselerinin mülkiyetlerini aldılar ve Bulgar Eksarhlıkları var. Hepiniz çok iyi biliyorsunuz Türk devletinin büyük kaynaklar ile herhangi bir kiliseyi değil de tam ‘Aya Stefanos’u tamir ettiğini.

Değerli bayanlar ve baylar,

Sizlerdeki bu çözünürlük tasarısını destekleme duygusunun ne kadar güçlü olduğunu biliyorum, çünkü günümüze bakıldığında Bulgaristan’da ne yazık ki toplumdaki popülist ve aşırı milliyetçi duyguları hortlatan çok ağır bir hoşgörü krizinde yaşıyoruz. Ancak sağduyu bizden tarihten ders çıkarmamızı istiyor. Sağduyu tarihsel olayları günümüzün siyasi argümanlarına dönüştürmemizi istemiyor.

Karar sizin, sorumlulukta sizin. Bizim konumumuz kesin. Bizim konumumuz geçmişten alınan derslerle geleceğe doğru bakmak.

Teşekkür ederim!

Kaynak: HÖH

YASAL UYARI: Sanal yerliğimizde yayınlanan yorum yazıları ya da salıkların tüm düzü Eke Börü Köktuğu KUNT ile ilişiktir. Kaynak gösterilse de biri bile özel izin alınmadan kullanılamaz. Bu salık ya da yazılar sadece haber.bg yerliğince sağlanan RSS verileri kullanılarak alıntılanabilir.

YORUM YOK

Yanıt Bırak