Ana bet Düşünce Soruyorum!? Bu 157 halkvekilinden utanıyorum!

Soruyorum!? Bu 157 halkvekilinden utanıyorum!

0 1176

Eğer Türk isek, neden sessiziz, neden Azrail’le oynaşmaya korkuyoruz, neden haklarımızı savunamıyoruz? Neden? Neden? Özgürlüğün hiç mi değeri yok günümüzde?

Cuma 24 Nisan 2015 günü, bize, Bulgar Elinde on asırdan beri yaşayan Türklere açık saçık ve kırıcı bir biçimde ‘toplu katliamcı’ denildi ve bir Tanrı’nın kulu, Dernekler, yurttaş girişimleri ya da herhangi bir birey çıkıp da hayır beyler, biz katliamcı değiliz demedi. Bu işin sadece siyasetle olmayacağını daha görmediniz mi ey benim kutlu ve ulu kandaşlarım. Görmüyor musunuz devlet doğasının değişmesi gerektiğini? Görmüyor musunuz bizim canımız kadar sevdiğimiz öz vatanımızın bize üvey evlat gibi davrandığını? Nasıl da güzel değil mi? Sadece sanal ortamda cesaret sergilememiz yetmez, elimizi hep beraber taşın altına koyup hakkımız olanı söküp almalıyız. Neden yapamıyoruz? Eşsiz bir biçimde barışı, özgürlüğü seven biz Türkler ne oldu da böyle olduk? Evet, ekonomik açıdan güçsüzüz! Evet, belki de biraz korkağız. Ama korku korkağı değil, sadece ailelerimizi düşündüğümüz için aşırı tedbirliyiz ve bu durum da bizi sevmeyenleri hep güçlendiriyor nedense…

Bir tek HÖH yetmiyor, halk nerede?

O gün büyük cesaret ve devletçilik gerektiren davranış sergileyen HÖH milletvekilleri kadar olamadık. Ki onlar, Halk Meclisinde sözde ‘toplu katliam’ bir dakikalık saygı duruşu ile taçlandırırken genel kurulu terk ettiler ve hemen vatan haini ilan edildiler. Görmüyor musun ey güzel halkım, Türklere ve Müslümanlara yönelik HÖH tarafından yapılan her girişim büyük bir mukavemetle karşılaştığını? Ne zaman sadece seçim günü desteğimizi verip diğer gelişimleri takip etmemekten vazgeçeceğiz? Neden bizler, hele de dernekçiler olayını ciddiliğini göremiyoruz? Karar alma yetkisi olan hiç kimse bize haklarımızı vermeyecektir! Bizim, “ben de bu vatanın evladıyım diğer her birey kadar aynı muameleye tutulmam gerekir” isteğine kulak asmayacaktır. Sadece yemek, içmek ve uyumak işini hayvanlar da yapıyor, ama tehlike karşısında sürü halinde hareket ediyorlar ne pahasına olursa olsun.

Dobruca’yı unutma ey benim güzel komşum

Bulgar Eli üzerinde kara bulutlar varken ve Rusya ile Romanya Bulgaristan’ın en verimli toprağına göz diktiğinde, kim yardıma yetişti? Türkler yardıma geldi. Hem ülkedeki olanlar hem de Osmanlı’da olanlar. Babamın dedesiyle amcası hala orada bir yerlerde yatıyor. Ne mezarları belli ne de neler ve kimin için canını verdikleri anılıyor tarih kitaplarımızda.

Ermenileri unutma

Balkan Savaşında azılı bir Taşnak temsilcisi olan Karekin Nıceh (Garekin Egişeviç Ter Harütunyan) ve Andranik Ozanyan’ın kurdukları Ermeni gönüllü birliği Bulgar tarihinde Makedon-Edirne Gönüller Ordusu ile bilinen, o dönem Osmanlı toprağı olan günümüz Kırcaali ili sınırlarında Türklere ve Müslüman halka neler yaptıklarını biliyor musun? Kanlıköy, Şikimler, Mastanlı, Atmacılar, Dağköy, Bağşaşlı, Sarıcıöğren, Nalbantlar ve dizelge uzayıp gidiyor. Mastanlı’da her milli bayramda kilise yanındaki Kemikler anıtı önünde göndere bayrak çekilir, orada yatan kişilerin adlarını bir okuyun bakalım. Söğütle Irmağı üzerindeki köprünün yanında ikiye ayrılan (Mastanlı-Gümülcüne-Şeyhcuma) yolu üzerinde çarpışan son 500 kişilik Mastanlı Ordusunun akıbetini biliyor musun? Kendi tarihimizi öğrenelim ki atalarımızı onurlandıralım. Hatta bu kadar geriye gitmeye gerek yok. 1950-1989 Türklerin, Pomakların, Çingenelerin ve toplu halde Müslüman toplumunun çektiği acıları, ölümleri, mahpus yatanlarının hayat öykülerini biliyor musun? Zorunlu Göçü hatırla, oku, öğren ve bilgilen. Gerisi gelecektir.

Giderek eriyoruz

Yüz yıl boyunca yaşanan zorunlu göçler, anlaşmalı göçler, baskılar Türklerin belini kıramadı, ama son yaşanan ekonomik göçler bunu başarmak üzere. Bilinçli bir biçimde yatırım yapılmayan bölgelerimiz komünizm çökünce üretim olmadığı için kişileri Avrupa’ya yönelik göçe zorlamıştır. Bir de yaşlıların ahiret göçü eklenince olay daha da büyümektedir. Yarınlar o kadar da aydınlık değil!

Türkçe

Bilinçlenme, gelişim ya da kısaca her şey dille alakalıdır. Dili yok edilmiş bir toplum yok olmaya mecburdur. Ülkemizde Türkçe’nin bulunduğu durumu bir sorgulayın. Türklerin kimlik oluşumunda eğitimin durumunu bir sorgulayın. Türkçe eğitimi, basın-yayını, kullanılmasını bir sorgulayın. Başarılı kişilerin neden Türk Diline, Türk Ekinine (kültür), Türk Gelen ve Göreneklerine sırt çevirdiğini bir sorgulayın.

Beni sokmayan yılan bin yaşasın

Bizi yok eden bu düşünceye dur demeliyiz. Bizi düşman ve başka ülkenin maşası olarak tanımlayanlarla konuşmaktan çekinmeyiniz. Çok değer verdiğim ve kendi alanında sayılı bilim adamlarından ruhbilimci Prof. Dr. Vamık Volkan bana şunu söyledi, “incinmeleri yok etmek için karşılıklı konuşmadan korkmayın. Konuşmak öldürmez. Öldürse, kişiler yalnız kalır”.

Yahudiler

Dünyada pek sevilmez bu halk. Ama Yahudiler sözde Ermeni Soykırımını kabul etmiyor. Gerek Katolik Kilisesi Soruşturma (engizisyon) dönemi, gerekse İkinci Dünya Savaşı sırasında neler yaşadıklarını herkes iyi biliyor. İsrail bazı ülkelerin almış olduğu bu yöndeki kararlarını desteklemiyor. 53 adet Müslüman Devlet arasında kalan İsrail bunu desteklemezken, AB üyesi olan ve çevresi dost ülkeleriyle çevirili benim cennet vatanım Bulgar Eli, bana, Türklere ki bizler ülkemizin ikinci büyük topluluğuyuz ve sorgusuz sualsız tüm vergilerimizi öderken, bizlere ‘toplu katliamcı’ dedi. Ve biz susuyoruz. Neden? Dünyanın en güçlü ülkesi ABD bile bu olayları ‘Büyük Felaket’ olarak tanımlamaktadır… Çünkü iyi biliyor bu olaylar sırasında 503 000 Türkün (Müslümanın) nasıl katledildiğini.

YASAL UYARI: Sanal yerliğimizde yayınlanan yorum yazıları ya da salıkların tüm düzü Eke Börü Köktuğu KUNT ile ilişiktir. Kaynak gösterilse de biri bile özel izin alınmadan kullanılamaz. Bu salık ya da yazılar sadece haber.bg yerliğince sağlanan RSS verileri kullanılarak alıntılanabilir.

YORUM YOK

Yanıt Bırak